Rahmi Yıldırım, 1995’te ANKA Haber Ajansı’na girdiğimde tanıdığım, güler yüzlü dev adam. Rahmi Paşam 28 Nisan gece yarısı gözlerini yaşama yumdu. Üç gün sonra 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’nda sol yumruk havada slogan atarken göremedik bu kez… Zor zamanlarda Genel Başkanlığını yaptığı ÇGD pankartı öksüz kaldı bu yıl, Rahmi ağabey yoktu çünkü.
Bilmeyenler olabilir, Rahmi ağabey Kara Harp Okulu 1978 mezunudur,
ama jandarma üsteğmeni iken 80 darbesi sonrasında sol görüşlü oldukları için
onlarca arkadaşıyla birlikte TSK ile ilişikleri kesildi ve yıllarca Metris
Cezaevinde tutulup yargılandı. Cezaevi sonrasında ise Ankara Siyasal Bilgiler
Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’nu okuyup bitirdi, gazetecilik günleri
başladı ve nihayet yolumuz ANKA’da kesişmiş oldu. Almanya’nın Sesi Radyosu’na
ve İsveç başta olmak üzere birçok ülkenin Türkçe servislerine günlük Türkiye
özeti yapmasını, bütün bir günü 10 dakikaya sığdırıp anlatmasını hayranlıkla
izlerdim bir çömez olarak. Askeri geçmişi nedeniyle tüm meslektaşları gibi ben
de kendisine “Rahmi Albayım” derdim, ama yılmadı, mücadele etti ve hukuksuz
atılma kararını iptal ettirdi özlük haklarını geri almayı başardı. İşte o
günden sonra benim için o güzel insan “Rahmi Paşam” idi.
Günlerdir elim varmadı yazamadım bu veda yazısını, çok üzgünüm hangi cümleyi yazsam eksik, yetersiz kalacak Rahmi Ağabey için. Öncelikle her zaman hayata gülümserdi. Çok gergin bir anda bile gülümsemesini kaybetmezdi. Kısa bir an durur, azıcık sesli nefes alır başlardı konuşmaya. Etkili konuşurdu, çünkü ne düşünüyorsa onu yaşıyordu, özü sözü birdi. Şu bizim kokuşmuş mesleğimizde çok müstesna bir usta idi. Lafını esirgemedi hiç, namerdin yüzüne söyledi aklından ne geçiyorsa sakınmadan.
Gölbaşı mezarlığında 30 Nisan’da toprağa verdik o güzel insanı ve 69 yıllık mücadelesi nihayet sona erdi. Cenazesine gelen kalabalık, kişiliğinin de yansımasıydı. Hem gazeteciler hem de Harbiye 78 devresi ve sonraki silah arkadaşları onu yalnız bırakmadı, şiirlerle, güneşli günlere ulaşma sözüyle uğurladı ebediyete. Güldal Mumcu ve Özge Mumcu Aybars’tan; UMAG’da eğitim görmesine rağmen artık basın dışında olan eski öğrencilerinin dahi Rahmi hocalarını uğurlamaya geldiklerini söylemesi de kalabalığı açıklıyordu biraz.
Rahmi Ağabeyin vefatıyla bir konu artık zihnimde berraklaştı. Bizler, basın mensupları öyle veya böyle; ülke gündemine damga vuran, ülkeyi yönlendiren isimleriyle görüşüp haberler yapıyoruz, milyonlarca vatandaşın derdine derman, kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışıyor her kesimin sorununu görünür kılıyoruz. Ve yıllar geçip gidiyor ama gün geliyor yalnız ölüyoruz be kardeşim. Büyük, sanal kalabalıklar içinde tekil yalnızlıklarımızla baş başayız. Bunu yazdım çünkü Rahmi ağabeyin rahatsızlığını bir arkadaşım gizlilik içerisinde bana çıtlattı ve hemen ertesi gün, 19 Nisan’da Hacettepe Hastanesi’nde ziyaretine gittim, iyi ki gitmişim. Çok az meslektaşı biliyordu hastanede yattığını ve durumunun ağır olduğunu. Maske takmama rağmen eşi ve kızı Elif gibi paşam da şaşırdı beni görünce ama “Mansur” deyip gülümsemesi yetti bana. Kızıyla yaptığı geziyi, kuzey ışıklarını izlemelerini bloğunda çok güzel yazmıştı, imrendiğimi söyledim, “Yenilerini yapalım, iyileş hemen” dedim. “Yedi gün kadar daha buradayım” dedi. “Sana sormadan ANKA grubunda paylaşmak istemedim hastaneyi” deyince, verdiği “Yazma Mansur” karşılığı, elimi kolumu bağladı. Ne zor şeymiş be usta, oradasın tedavi görüyorsun ama bulaş riski nedeniyle ziyaret dahi edemiyorum ve tüm bunları kimseye anlatamıyorum, ah… Artık çok ilerlemiş olan melun hastalık kendisine söylenmediği için cep telefonu kızı Elif’in kontrolü altındaydı. (NOT: Yazımın yayınlanmasından bir gün sonra Elif hanım bana mesaj göndererek, bazı düzeltmeler yaptı yazının sonuna ekliyorum. MÇ 3.5.2026). SMS gönderdim sonraki gün “yanındayım, yapabileceğim ne varsa” diye ama olmadı işte. Gerçekten iyiler erken gidiyor galiba şu hayattan…
Hiç kimse hastanede ziyaret edemedi Rahmi Paşamı diye üzülüyordum, ama Gölbaşı mezarlığında, devre arkadaşı olan CHP Edirne eski milletvekili Rasim Çakır ile sohbet ederken onların hastaneye gittiğini öğrenince acım gerçekten hafifledi biraz da olsa.
Güle güle koca yürekli dev adam. Tüm ömrün mücadele ile geçti ruhun huzur bulsun artık. Aklın burada kalmasın, merak etme seni örnek alan meslektaşların, UMAG’da yetiştirdiğin öğrencilerin her yerde senin adını yaşatacak. Sevgi, saygı ve rahmetle uğurluyorum seni Rahmi Paşam, her zaman kalbimde olacaksın.
02.05.2026, Ankara
Düzeltme:
Elif Yıldırım açıklaması: "... Öncelikle söylemek isterim ki babamla günlük iletişimi olan kişiler, yani geniş ailesi, devre arkadaşları ve diğer en yakın dostları, onun hastanede olduğundan hemen haberdar oldular ve süreç boyunca babamı ziyaret ettiler. Telefonla ve mesajlarla da günlük olarak bilgi aldılar. İkinci olarak, babamı kaybettiğimizde henüz hastalığının teşhisi konmamıştı. Siz ziyarete geldiğinizde de öyleydi ve tetkikleri devam ediyordu. Hem babam hem annem ve ben, babamın semptomlarına sebebiyet veren muhtemel hastalıkların doktorlar tarafından tetkiklerle araştırıldığını biliyor ve teşhisin konulup tedaviye başlanmasını bekliyorduk. Üçümüz de teşhisi konmamış muhtemel hastalıkları konuşmaya ne zamanımızı ne çabamızı harcadık. Biz zamanı geldiğinde tedavimizi olup hastaneden iyileşerek çıkacağımızı konuşuyorduk. Son güne kadar da bu böyle oldu. Bir de, babamın telefonu her zaman kendisindeydi. Yalnızca, arayan dostları ve yakınlarımızla görüşmelerini, kendisinin fazla yorulmaması adına babam ikimizin birlikte yapmasını rica ederdi. Bu görüşmeleri telefonun hoparlörü açık olarak birlikte yapardık."
Düzeltme hakkında açıklamam: Rahmi Paşam için ne yazsam eksik olacak derken korktuğum başıma geldi. Elbette bu bir veda yazısı ve duygusal, kişisel öğeler de içeriyor. 'Kimseye duyuramadım' ifademle özellikle Uğur Mumcu dönemi de dahil olmak üzere ANKA Haber Ajansı'nın kuruluşundan itibaren yönetici olan yazar, müdür ve muhabirlerin de olduğu ANKA whatsapp grubunu kastettim. Bu grubu da Rahmi Ağabey kendisi kurdu ve farklı dönemlere hitap etmesi için Rahmi Ağabeyin dışında Ali Polat, Fatmagül Sevkuthan ve ben grupta yöneticilik yapıyoruz. MÇ



.jpeg)